Üniversitelerde Yeni Dekanlık Tartışması: Sayıştay'dan Kritik Tespit, Gözler YÖK'e Çevrildi
Sayıştay'ın 2025 yılı denetim değerlendirmelerinde bazı üniversitelerde oluşturulan yeni dekanlıkların hukuki dayanağının bulunmadığının tespit edilmesi, yükseköğretimde idari yapılanma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Araştırma Dekanlığı, Öğrenci Dekanlığı ve Öğrenci İşleri Dekanlığı gibi birimlerin kurulmasıyla ilgili bulguların ardından, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) üniversitelerde giderek genişleyen idari yapılanmaya yönelik düzenleme yapması gerektiği görüşü öne çıktı.
Sayıştay Üniversitelerdeki Yeni Dekanlıkları Mercek Altına Aldı
Türkiye'deki üniversitelerin idari organizasyonlarında son yıllarda yaşanan genişleme, Sayıştay'ın 2025 yılına ilişkin değerlendirmeleriyle yeniden tartışılmaya başlandı.
Denetimlerde bazı yükseköğretim kurumlarında Araştırma Dekanlığı, Öğrenci Dekanlığı ve Öğrenci İşleri Dekanlığı adı altında yeni idari yapılar oluşturulduğu belirlendi.
Söz konusu birimlerin üniversite senatolarının kararlarıyla kurulduğu, dekan ve dekan yardımcılarının ise rektör onayıyla görevlendirildiği tespit edildi.
Ancak Sayıştay, bu uygulamaların mevcut yükseköğretim mevzuatında açık bir hukuki karşılığının bulunmadığına dikkat çekti.
2547 Sayılı Kanun'da Hukuki Dayanak Sorunu
Sayıştay'ın değerlendirmesinde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun üniversite senatolarına yeni dekanlık kurma veya mevcut dekanlıkları kaldırma yetkisi vermediği vurgulandı.
Kanunun 14. maddesinde üniversite senatolarının görevleri düzenlenirken, 16. maddesinde dekanların belirlenmesine ilişkin hükümler yer alıyor.
Buna karşılık, denetimlerde tespit edilen yeni dekanlıkların kurulmasına ve bu birimlerde yönetici görevlendirilmesine yönelik mevcut mevzuatta yeterli düzenleme bulunmadığı ifade edildi.
Sayıştay, bu yapıların üniversitelerde ihtiyaç duyulan hizmetleri karşılaması amacıyla oluşturulmuş olabileceğini belirtmekle birlikte, faaliyetlerinin hukuki güvenceye kavuşturulması için gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılması gerektiğine işaret etti.
Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı Varken Yeni Dekanlık Gerekli mi?
Tartışmanın önemli başlıklarından birini, üniversitelerde hâlihazırda faaliyet gösteren idari birimlerle yeni oluşturulan dekanlıklar arasındaki görev benzerlikleri oluşturuyor.
Üniversitelerde öğrencilerin kayıt, mezuniyet, diploma, belge ve diğer akademik işlemleri uzun yıllardır Öğrenci İşleri Daire Başkanlıkları tarafından yürütülüyor.
Bu nedenle benzer hizmet alanlarında ayrıca Öğrenci İşleri Dekanlığı oluşturulmasının kurumsal işleyişe nasıl bir katkı sağlayacağı sorgulanıyor.
Yeni birimlerin mevcut daire başkanlıklarıyla aynı veya benzer görevleri üstlenmesi durumunda, yetki paylaşımı ve sorumlulukların belirlenmesi konusunda sorunlar yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Araştırma Dekanlıkları da Tartışmanın Odağında
Üniversitelerde bilimsel araştırma faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla çeşitli idari ve akademik mekanizmalar bulunuyor.
Bilimsel Araştırma Projeleri koordinasyon birimleri, araştırma ofisleri ve teknoloji transfer yapılanmaları bu alanda faaliyet gösteren mevcut kurumsal yapılar arasında yer alıyor.
Buna rağmen bazı üniversitelerde ayrıca Araştırma Dekanlığı kurulması, yeni bir organizasyonun gerekliliği konusunda soru işaretleri doğuruyor.
Mevcut araştırma birimlerinin personel, bütçe, teknolojik altyapı ve yetki bakımından güçlendirilmesinin, yeni idari yapılanmalara alternatif olabileceği belirtiliyor.
Üniversitelerde Birim ve Unvan Enflasyonu Uyarısı
Yükseköğretim kurumlarında ortaya çıkan her yeni faaliyet alanı için ayrı bir koordinatörlük, merkez, başkanlık veya dekanlık oluşturulması, idari organizasyonların giderek büyümesine neden olabilecek bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Özellikle dijital dönüşüm, yapay zekâ, uluslararası ilişkiler, kalite yönetimi ve araştırma faaliyetleri gibi alanlarda yeni yapılanmalara duyulan ihtiyaç, üniversitelerin organizasyon modellerinin yeniden ele alınmasını gündeme getiriyor.
Ancak yeni bir idari birim oluşturulmadan önce, mevcut yapıların aynı hizmeti sağlayıp sağlayamayacağının değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Üniversitelerde birim ve unvan enflasyonu olarak nitelendirilen bu durumun, kurumsal verimlilik ve görev dağılımı açısından incelenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Yeni İdari Görevler Yerine Kurumsal Verimlilik Önerisi
Üniversitelerin idari yapılanmalarında temel ölçütün yeni yöneticilik pozisyonları oluşturmak değil, eğitim ve araştırma hizmetlerinin niteliğini artırmak olması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Bu kapsamda yeni bir birim kurulmadan önce mevcut organizasyonun yetersiz kaldığı alanların belirlenmesi, görevlerin açık biçimde tanımlanması ve kurulacak yapının sağlayacağı katkının ortaya konulması önem taşıyor.
Aynı görevleri yerine getiren birden fazla idari birimin bulunması, karar alma süreçlerinin uzaması ve yetki karmaşası gibi riskleri beraberinde getirebilir.
Bu nedenle üniversitelerde yeni birim oluşturulmasının somut ihtiyaçlara ve ölçülebilir hedeflere dayandırılması gerektiği değerlendiriliyor.
YÖK'e Üniversitelerin İdari Yapılanması İçin Düzenleme Çağrısı
Sayıştay'ın tespitleri sonrasında Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) üniversitelerdeki yeni idari yapılanmaları değerlendirmesi gerektiği yönündeki çağrılar gündeme geldi.
Yapılacak değerlendirmelerde yalnızca yeni dekanlıkların hukuki statülerinin değil, bu birimlerin gerçekten gerekli olup olmadığının da ele alınması isteniyor.
Yeni yapıların kurulmasının zorunlu olduğu durumlarda görev, yetki ve sorumluluklarının mevzuatta açıkça tanımlanması gerektiği belirtiliyor.
Bunun yanında mevcut birimlerle benzer hizmetler sunan yeni organizasyonların oluşturulmasının önüne geçilmesi ve üniversitelerin idari kaynaklarını daha verimli kullanmasını sağlayacak bir çerçeve hazırlanması öneriliyor.
Gözler Yükseköğretim Kurulunun Atacağı Adımlarda
Sayıştay'ın ortaya koyduğu bulgular, üniversitelerdeki idari organizasyonların hukuki ve kurumsal açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Önümüzdeki süreçte YÖK'ün yeni dekanlıkların hukuki statüsü, üniversite senatolarının yetkileri ve mevcut idari birimlerin görev alanlarına ilişkin nasıl bir yaklaşım benimseyeceği merak ediliyor.
Tartışmanın merkezinde ise yükseköğretim kurumlarında yeni yöneticilikler oluşturmak yerine mevcut birimlerin güçlendirilmesi, görev karmaşasının önlenmesi ve kurumsal verimliliğin artırılması bulunuyor.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.