Tüketici Hakem Heyetlerinde Yeni Dönem: İlçelerde Başvuru Devam Edecek, Kararlar Merkezden Verilecek

2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ile tüketici hakem heyetlerinin çalışma sisteminde yeni bir yapılanma hedefleniyor. Karar alma süreçlerinin 81 il merkezinde toplanmasını öngören düzenleme kapsamında vatandaşlar ilçelerden başvuru yapmayı sürdürebilecek. Ancak uyuşmazlıkların değerlendirilmesi ve karara bağlanmasında il merkezlerindeki heyetler yetkili olacak.

Tüketici hakem heyetlerinin geleceğine ilişkin tartışmalar, 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nın yayımlanmasıyla yeniden gündeme geldi. Programda yer alan düzenleme, tüketici uyuşmazlıklarının çözümünde daha merkezi bir yapıya geçilmesini öngörüyor.

Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen yeniden yapılanma sürecinde, tüketicilerin başvuru haklarının korunması ve karar mekanizmalarının daha etkin çalışması amaçlanıyor. Bununla birlikte tüketici örgütleri, özellikle ilçelerdeki karar mercilerinin merkezileştirilmesinin hak arama süreçlerini zorlaştırabileceğini savunuyor.

Tüketici Hakem Heyetleri 81 İl Merkezinde Yeniden Yapılandırılacak

2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nın tüketici haklarının korunmasına yönelik bölümünde önemli bir hedef belirlendi.

Programdaki 621.5 numaralı tedbir kapsamında, tüketici hakem heyetlerinin 81 il merkezini esas alan bir yapıya kavuşturulması planlanıyor.

Yeni sistemle birlikte heyetlerin kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi, personel yapısının güçlendirilmesi ve tüketici uyuşmazlıklarında daha hızlı karar alınması hedefleniyor.

Düzenlemenin uygulanmasından Ticaret Bakanlığı sorumlu olurken İçişleri Bakanlığı da çalışmaların yürütülmesinde işbirliği yapacak.

İlçelerdeki Tüketici Hakem Heyetleri Tamamen Kapatılacak mı?

Yeniden yapılanma sürecinin en fazla merak edilen konusu, ilçelerdeki tüketici hakem heyetlerinin faaliyetlerinin sona erip ermeyeceği oldu.

Ticaret Bakanlığı'nın daha önce yaptığı açıklamaya göre tüketicilerin başvuru yapma imkânı ortadan kaldırılmıyor. Değişiklik esas olarak uyuşmazlıklar hakkında karar veren heyetlerin organizasyonunu kapsıyor.

Bu doğrultuda ilçe kaymakamlıklarındaki başvuru ve irtibat birimleri hizmet sunmayı sürdürecek. İlçelerden alınan başvurular ise yetkilendirilen tüketici hakem heyetlerine iletilerek değerlendirilecek.

Böylece vatandaşların yalnızca başvuru yapmak amacıyla il merkezine gitme zorunluluğu bulunmayacak.

Karar Yetkisi 170 Tüketici Hakem Heyetinde Toplandı

Ticaret Bakanlığı'nın Kasım 2025'te duyurduğu yeniden yapılanma kapsamında toplam 170 tüketici hakem heyeti karar vermek üzere yetkilendirildi.

Büyükşehir statüsündeki 19 ilde heyetlerin yetki alanları 1 Ocak 2026 itibarıyla yeniden düzenlendi.

Bakanlık, bu değişiklikle farklı bölgelerdeki uygulamaların uyumlu hâle getirilmesini, uzmanlaşmanın artırılmasını ve başvuruların daha kısa sürede sonuçlandırılmasını amaçlıyor.

İlerleyen süreçte başvuru yoğunluğunun artması durumunda yetkili heyet sayısının yeniden değerlendirilebileceği de belirtiliyor.

Bakanlık: Tüketicilerin Hak Arama İmkânları Korunacak

Ticaret Bakanlığı, yapılan değişikliğin tüketicilerin mevcut haklarını sınırlandırmadığını vurguluyor.

Bakanlığın değerlendirmesine göre karar mercilerinin yeniden organize edilmesi, uyuşmazlıkların daha hızlı ve tutarlı biçimde çözüme kavuşturulmasına katkı sağlayacak.

Geçmiş yıllara ilişkin veriler de karar sürelerindeki değişimi ortaya koyuyor. Bakanlığın paylaştığı bilgilere göre 2017 yılında ortalama 174 gün olan tüketici hakem heyeti karar süresi, 2024 yılında yaklaşık 98 güne geriledi.

Yeni yapılanmayla bu sürenin daha da azaltılması hedefleniyor.

Tüketici Dernekleri Düzenlemeye Karşı Yargıya Başvurdu

Karar mekanizmalarının il merkezlerinde yoğunlaştırılması tüketici örgütlerinin eleştirilerine neden oldu.

Heyet sayısının 211'den 170'e düşürülmesine karşı çıkan tüketici örgütleri, özellikle ilçe düzeyindeki karar mercilerinin azaltılmasının vatandaşların hak arama süreçlerini olumsuz etkileyebileceğini ileri sürdü.

Düzenlemenin iptali talebiyle Danıştay'a başvuran örgütler, tüketicilerin yaşadıkları yere yakın kurumlar aracılığıyla uyuşmazlıklarını çözebilmesinin önemine dikkat çekiyor.

Bakanlık ise ilçe kaymakamlıklarında başvuru hizmetlerinin devam edeceğini belirterek sistemin erişilebilirliğinin korunacağını ifade ediyor.

Tüketici Hakem Heyetlerine Başvurular Bir Yılda Yüzde 20 Arttı

Tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurulardaki yükseliş, yeni yapılanmanın önemini artıran gelişmeler arasında bulunuyor.

Resmî program verilerine göre 2024 yılında 755 bin 997 olan başvuru sayısı, 2025 yılında 907 bin 515'e ulaştı.

Böylece tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin başvurularda yaklaşık yüzde 20 oranında artış yaşandı.

Başvuruların 484 bin 170'i perakende ticaret alanındaki anlaşmazlıklardan oluşurken 104 bin 112 başvuru abonelik hizmetleriyle ilgili gerçekleştirildi.

2026 Yılında Tüketici Hakem Heyeti Başvuru Sınırı Ne Kadar?

2026 yılı için tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda parasal sınır 186 bin TL olarak uygulanıyor.

Buna göre değeri 186 bin TL'nin altında bulunan tüketici anlaşmazlıkları için tüketici hakem heyetlerine başvurulabiliyor.

Bu tutara eşit veya daha yüksek uyuşmazlıklarda ise ilgili yasal prosedürler çerçevesinde arabuluculuk ve tüketici mahkemesi süreçleri devreye giriyor.

Vatandaşlar başvurularını kaymakamlıklar ve ilgili müdürlükler aracılığıyla yapabildiği gibi e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi'ni kullanarak da gerçekleştirebiliyor.

2027'de Dijital Tüketici Şikâyet Platformu Kurulacak

Yıllık Program'da tüketici uyuşmazlıklarının elektronik ortamda çözülmesine yönelik yeni bir çalışma da yer aldı.

621.6 numaralı tedbir kapsamında Tüketici Şikâyet Platformu'nun oluşturulması hedefleniyor.

2027 yılı içerisinde platformun teknik altyapısının hazırlanması planlanırken dijital sistemin tüketici şikâyetlerinin değerlendirilmesi ve çözüm süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Yeni yapılanmanın temelinde karar mercilerinin merkezileştirilmesi bulunuyor. İlçelerde başvuru imkânı devam ederken sistemin tüketicilere sağlayacağı kolaylıklar ve karar süreleri üzerindeki etkisi uygulama sürecinde daha net görülecek.