Kamu görevinden emekli olan pek çok kişi, yıllardır aklındaki işi kurmaya karar veriyor: bir kafe, bir danışmanlık bürosu, ev yapımı gıda ürünleri ya da bir e-ticaret mağazası. Tabela hazırlanıyor, sosyal medya hesabı açılıyor, logo tasarlatılıyor. Ancak çoğu zaman atlanan bir adım var: seçilen ismin başkasına ait olup olmadığının araştırılması.

İsim seçmeden önce araştırma

Türk Patent ve Marka Kurumu'nun veri tabanında milyonlarca marka kaydı bulunuyor. Seçilen ismin birebir aynısı olmasa bile, okunuşu veya anlamı benzer bir markanın aynı sektörde tescilli olması, yeni işletme için ciddi bir risk oluşturuyor. Tescilli marka sahibi, benzer ismi kullanan işletmeye karşı tecavüzün durdurulması ve tazminat talebiyle dava açabiliyor. Tabela, ambalaj ve internet sitesi için yapılan harcamalar bu durumda boşa gidiyor.

Bu nedenle ilk adım, isim kesinleşmeden önce kapsamlı bir benzerlik araştırması yapılması. Araştırma yalnızca ismin kendisini değil, faaliyet gösterilecek sektöre karşılık gelen marka sınıflarını da kapsamalı.

Şirket kurmak şart mı?

Marka başvurusu için şirket kurmak zorunlu değil. Gerçek kişiler de kendi adlarına marka başvurusunda bulunabiliyor. Emekli bir girişimci, işi büyüdüğünde markayı ileride kuracağı şirkete devredebiliyor. Önemli olan, markanın ticari faaliyete başlamadan önce başvuru tarihiyle güvence altına alınması; çünkü marka hukukunda kural olarak önce başvuran korunuyor.

Ticaret unvanı ile marka arasındaki fark da sıkça karıştırılıyor. Ticaret siciline kaydedilen unvan, markanın tescil edildiği anlamına gelmiyor. Unvan tescili, aynı ismin başka bir işletme tarafından marka olarak tescil edilmesini engellemiyor.

Başvuru sonrası süreç

Başvuru Kurum tarafından incelendikten sonra Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanıyor ve üçüncü kişilere iki ay itiraz süresi tanınıyor. İtiraz gelmesi hâlinde süresi içinde savunma sunulması gerekiyor. Kurum kararlarına karşı açılacak davaların Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde görülmesi nedeniyle, süreci baştan sona takip edebilecek bir Ankara marka avukatı ile çalışmak özellikle ilk kez marka başvurusu yapacaklar için zaman ve maliyet tasarrufu sağlıyor.

Bütçe planlanırken resmî harçların iki aşamada ödendiği bilinmeli: başvuru sırasında başvuru ücreti, itiraz süreci tamamlanıp tescil kararı verildiğinde ise tescil belgesi ücreti. Her iki kalem de seçilen sınıf sayısına göre artıyor ve her yıl başında güncelleniyor; güncel marka tescil ücreti tutarlarını başvurudan önce kontrol etmek, sürpriz maliyetlerin önüne geçiyor.

Tescil edilen marka on yıl boyunca korunuyor ve süre sonunda yenilenebiliyor. Emeklilik sonrasında kurulan işin ileride çocuklara devredilmesi düşünülüyorsa, markanın tescilli olması bu devri de kolaylaştırıyor; çünkü tescilli marka, devredilebilen ve değeri ölçülebilen bir malvarlığı unsuru.