Okul Güvenliğinde Yeni Dönem: Rehber Öğretmenlerin Rolü Güçleniyor
Türkiye genelindeki okullarda güvenli eğitim ortamının güçlendirilmesine yönelik yeni dönem başladı. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) öncülüğünde yedi bakanlığın dahil olduğu yeni iş birliği protokolüyle, fiziki güvenlik önlemlerinin yanı sıra öğrencilerin psikososyal açıdan korunmasına yönelik çalışmalar da öne çıkarıldı. Bu kapsamda rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanların öğrencilerin karşılaşabileceği risklerin erken fark edilmesindeki rolü önem kazanıyor.
Yedi Bakanlık okul güvenliği için harekete geçti
21 Eylül 2026 tarihinde imzalanan “Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü”, yalnızca MEB ve İçişleri Bakanlığını kapsamıyor.
Çalışmaya Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı dahil edildi. İmza toplantısına 81 ilin valileri de video konferans yoluyla katıldı.
Yeni dönemin temel hedefi, güvenliği yalnızca okul kapısında alınacak fiziki önlemlerle sınırlamamak ve öğrencilerin karşılaşabileceği risklere karşı daha kapsamlı bir “güvenli okul iklimi” oluşturmak.
Rehber öğretmenlerin önemi artıyor
Yeni güvenlik yaklaşımında rehberlik hizmetleri dikkat çeken başlıklardan biri oldu. MEB, öğrencilerin özellikle dijital dünyada karşılaşabileceği sorunlara ilişkin farkındalık çalışmalarının rehber öğretmenlerin eşliğinde yürütüldüğünü açıkladı.
Bakan Yusuf Tekin, rehberlik kapsamında yürütülen etkinliklerin “Duygu Değer Temelli Dijital Esenlik” projesi altında bir araya getirildiğini belirtti. Öğrencilerin sosyal medya ve dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri problemlere karşı farkındalık kazanmaları amacıyla rehber öğretmenler eşliğinde çalışmalar gerçekleştiriliyor.
Bu yaklaşım, okul güvenliğinin yalnızca kamera, güvenlik görevlisi veya polis tedbirlerinden oluşmadığını; öğrencilerin sosyal ve psikolojik yönden desteklenmesinin de güvenli okul ortamının bir parçası olarak ele alındığını gösteriyor.
Devamsızlık ve akademik durum da takip edilecek
MEB'in üzerinde durduğu konulardan biri de öğrencilerin devamsızlık ve akademik durumlarının yakından izlenmesi.
Bakan Tekin, öğrencilerin akademik başarısı ile karşılaşabilecekleri riskler arasındaki ilişkinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, başarısızlık nedeniyle sınıf tekrarı ve devamsızlık durumlarının takip edilmesiyle birlikte gerekli rehberlik çalışmalarının yürütülmesinin önemine işaret etti.
Böylece okul yönetimi, öğretmenler, rehberlik servisleri ve aileler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.
65 binden fazla okul güvenlik açısından incelendi
MEB'in açıklamasına göre Türkiye'deki 65 binden fazla okul, teknolojik ve fiziki güvenlik ihtiyaçları açısından tek tek değerlendirildi.
Okullardaki kamera sistemleri, X-ray cihazları, el dedektörleri ve hareketli kameralar gibi güvenlik ihtiyaçlarının yanı sıra okulun bulunduğu bölge ve binanın fiziki şartları da incelemeye alındı. Çalışmalar MEB ile İçişleri Bakanlığının koordinasyonunda gerçekleştirildi.
Risk durumuna göre polis görevlendiriliyor
İçişleri Bakanlığı da okullarda yeni risk analizleri gerçekleştirdi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin verdiği bilgiye göre 1. ve 2. derece riskli okullarda polisler sürekli görev yaparken, 3. ve 4. derece risk grubunda bulunan okullar için polis irtibat görevlileri okul yönetimleriyle koordineli şekilde çalışıyor.
Okulların çevresinde güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube ekiplerinin denetimleri de devam edecek. Ayrıca öğrencilerin bulunabileceği internet kafeler, oyun salonları, okul servisleri ve metruk yapılar düzenli olarak kontrol edilecek.
31 bin bahçe görevlisi okullarda göreve başladı
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.