Mahkeme Kararını Uygulamayan Kamu Görevlisine Tazminat Rücu Edilebilecek
Mahkeme kararlarının kamu kurumları tarafından uygulanmaması halinde ortaya çıkan mali sorumluluğa ilişkin önemli bir Sayıştay kararı yeniden gündeme geldi. Sayıştay Temyiz Kurulunun 17 Nisan 2019 tarihli kararında, yürütmenin durdurulması kararının yerine getirilmemesi nedeniyle kamu bütçesinden ödenen manevi tazminat ve yargılama giderlerinin, şartların oluşması halinde kusurlu kamu görevlilerine rücu edilmesi gerektiği değerlendirildi.
Sayıştay kararının konusu neydi?
Uyuşmazlığın temelinde bir üniversite rektörlüğü tarafından tesis edilen idari işlem bulunuyor. İlgili kişi söz konusu işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle idare mahkemesine başvurdu.
Mahkeme, yapılan incelemenin ardından yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Rektörlük karara karşı bölge idare mahkemesine itiraz etti ancak bu itiraz reddedildi.
Buna rağmen yürütmenin durdurulması kararının gereğinin yerine getirilmemesi yeni bir hukuki sürecin başlamasına neden oldu.
Mahkeme kararının uygulanmaması üzerine ilgili kişi bu kez manevi tazminat talebiyle dava açtı. Yargılama sonucunda üniversite aleyhine manevi tazminata hükmedildi ve tazminatla birlikte mahkeme giderleri ile diğer mali yükler üniversite bütçesinden karşılandı.
Kamu bütçesinden yapılan ödeme Sayıştay denetimine girdi
Kurum bütçesinden yapılan ödemenin ardından konu Sayıştay denetimine taşındı.
Sayıştay incelemesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı öncelikle karşılamasının hukuki bir zorunluluk olduğu değerlendirilirken, kamu görevlilerinin kusurlu davranışlarından kaynaklanan mali yükün nihai olarak kamu bütçesi üzerinde bırakılıp bırakılamayacağı da ele alındı.
Sayıştay Temyiz Kurulunun 17 Nisan 2019 tarihli, 46125 tutanak numaralı kararında, mahkeme kararını uygulamayan ve kusurlu davranan kamu görevlilerine ilgili tutarların rücu edilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapıldı.
Bu nedenle karar, her tazminat ödemesinin otomatik olarak kamu görevlisinin maaşından tahsil edileceği anlamına gelmiyor. Kusur, sorumluluk ve olayın hukuki koşullarının belirlenmesi gerekiyor.
657 sayılı Kanun kamu görevlisinin sorumluluğunu düzenliyor
Konu açısından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri önem taşıyor.
Kanunun 12. maddesine göre devlet memurları görevlerini dikkat ve özenle yerine getirmekle yükümlü. Memurun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucunda idarenin zarara uğraması halinde, mevzuatta belirtilen koşullar çerçevesinde zararın ilgili personelden karşılanması gündeme gelebiliyor.
maddede ise kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle bağlantılı olarak uğradıkları zararlar nedeniyle doğrudan personel yerine ilgili kurum aleyhine dava açmaları esası düzenleniyor. Bununla birlikte kurumun sorumlu personele rücu hakkı saklı tutuluyor.
Mahkeme kararlarının uygulanması zorunlu
Kararın dikkat çeken bir başka yönü ise yargı kararlarının uygulanması konusunda kamu idarelerine getirilen yükümlülük.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine göre Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğinin idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilmesi gerekiyor.
Kanunda belirtilen genel kurala göre bu süre, kararın idareye tebliğinden itibaren 30 günü geçemiyor.
Dolayısıyla bir kamu kurumunun veya ilgili yöneticilerin mahkeme kararını uygulamaması yalnızca idari bir sorun olarak kalmayabiliyor. Kararın uygulanmaması nedeniyle tazminat, faiz ve yargılama giderleri ortaya çıkması durumunda mali sorumluluk da gündeme gelebiliyor.
Tazminat doğrudan memurdan mı alınacak?
Buradaki en önemli ayrıntılardan biri bu.
Bir kamu görevlisinin görevinden kaynaklanan işlem nedeniyle zarar oluştuğunda zarar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.